İçeriğe geç

Sahnede Olmak

Şu sıralar şehrimde 22. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali tiyatro severleri buluşturuyor. TAKSAV tarafından düzenlenen festivalde ulusal ve uluslararası   pek çok oyunu izleme şansımız oldu. “Yaşanılır bir dünya için sanat” anlayışıyla başlayan festivalde Lorca’nın “Kanlı Düğün” oyunu, ben ve arkadaşlarımın ekibinde yer aldığı amatör tiyatro grubu “Özgür Sahne” tarafından  Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sahnelendi.

Tiyatro aşkı

Çocukluğumdan beri tiyatroyu çok sevmişimdir. Her fırsatta şehrimde sahnelenen oyunları izliyordum. Ustaların ve sevdiğim oyuncuların oyunlarını izlemek için günler öncesinden biletlerini bulmaya çalışıyordum. Güzel bir tiyatro oyununu izlerken aldığım keyif paha biçilemezdi.  Shakespeare, Çehov, Dürrenmatt ve  Lorca’yı defalarca okudum. Bir gün ben de bir oyunun içinde yer almalıydım, çok merak ediyordum sahnede olmanın nasıl bir his olduğunu. Ekonomi okuyan ve bu alanda iş bulan biri olarak, sanata ilgi duymam bir yana, sanatın bu kadar içinde olmak istemem ciddi bir çalışma ve özveri gerektiriyordu. Ama biliyorum  ki, başarı merdivenlerinden elleri ceplerinde çıkılmıyordu. Ayrıca oyunculukta yeteneğimin olup olmadığı konusunda hiçbir fikrim yoktu. Sadece tiyatro aşkımın peşinden gitmek istiyordum.

İlk sahne heyecanı

 Bir gün oyuncu bir arkadaşımın oyununu izlerken, oyun sonrası sohbetimizde ona tiyatroya olan ilgimden ve sahnede olma isteğimden bahsettiğimde beni kendi tiyatro ekibiyle tanıştırdı. Amatör bir tiyatro grubu olan “Özgür Sahne” ile tanışmam böyle oldu. Asıl meslekleri oyunculuk olmayan sanatseverlerden oluşan bu grubun sahnelemek istedikleri yeni oyun Lorca’nın Kanlı Düğün’üydü. Ekibe hemen katıldım ve provalar başladı. Bir tiyatro ekibinde olmak, sahneye çıkarmak istediğimiz oyun için çabalamak, inanılmaz  heyecanlıydı. Provalar sırasında şunu öğrendim ki, yaptığımız sadece rolümüzü ezberlemek ve ona çalışmak değildi. Ekip olmak demek, birbirimize güvenmek, hep beraber ortaya bir şey koymaktı.

Prömiyeri, 22. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali kapsamında Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirdik. Oyunun başlamasına dakikalar kala hepimiz çok heyecanlıydık. Salonda hiç boş koltuk kalmamıştı. Pek çoğumuzun ilk sahne deneyimiydi. Nasıl olacaktı? Oyunu sahnelediğimiz doksan dakika su gibi geçti.  Ve sıra selamlamaya geldiğinde oyunumuzun nasıl geçtiğini alkışlardan anladık. Muazzam bir andı. Birlikte güzel bir iş başarmanın keyfini yaşıyorduk. Sahneye attığımız küçük bir adımdı belki de  ama tiyatroyu ve sanatı ayakta tutmak adına kendi payımıza düşeni gerçekleştirmiştik. Bunun verdiği huzur hepimizin gözlerinden okunuyordu.

Son söz
Oyunun ilk aşamasından, sahneye çıkış anına kadar bizimle olan ve bizi destekleyenlere, oyuncu arkadaşlarıma ve özellikle sevgili yönetmenimize teşekkürü bir borç bilirim. Hepimizle tek tek bıkmadan usanmadan ilgilendi, o olmasaydı bu oyunda olmazdı.

Tarih:Tiyatro

4 Yorum

  1. Ela Ela

    Harika bir blog olmuş📚

    • Neşe Özdemir Neşe Özdemir

      Teşekkürler…

  2. Aygül Demir Aygül Demir

    Heyecanınızı daim olsun! Tiyatro, kendimizi keşfetmek için ideal bir sanat.

    • Neşe Özdemir Neşe Özdemir

      Çok tesekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir